Merhaba hepinizin bayramı mübarek olsun.malum dün işler yoğundu.
bayram nedeniyle otel tamamen doluydu. ancak bugün yazabiliyorum.ben bu tarifi iki gün önce kayınvalidemden aldım.sizler için ayrıntılarıyla anlattı
.ben çok seviyorum bu çorbayı,
ilk defa tadına bergamada bakmıştım.başka hangi şehirlerde yapılır bilmiyorum ama çok lezzetli ve doyurucu bir çorba.denemenizi tavsiye ederim.Ayrıca bugünkü tariflerin hepsi Remziye Annemden deneyen pişman olmaz bence.denedikten sonra lütfen yazın.sizin tariflerinizide bekliyorum.
Malzemeler
1 su bardağı haşlanmış yeşil mercimek
1 su bardağı erişte
1 tatlı kaşığı salça
3 kaşık sıvıyağ veya tereyağ
1 tatlı kaşığı kuru nane
1 su bardağı yoğurt
3 diş sarmısak
1 tatlı kaşığı tuz
yapılışı
Tencereye yağı ve salçayı koyarak kavurun.5 su bardağı kaynar suyu ve tuzu ilave edin.kaynayan suyun içine erişteleri atın.erişteler yumuşadıktan sonra daha önceden haşladınız mercimeği ilave edin.1 taşım kaynadıktan sonra ateşten alın.ayrıca bir tavada yağ ile naneyi kızdırıp çorbanın üzerine dökün.ayrıca bir kabın içine sarmısaklı yoğurt hazırlayın..servis yaparken çorbayı kaseye koyun.sarmısaklı yoğurdu üzerine 1-2 kaşık koyabilirsiniz Remziye Annem yanında veriyor.herkes istediği kadar sosdan çorbasına ilave ediyor.
Afiyet olsun
-
01Oct
Hanımlar Elinizdeki Size Özel veya Yöresel Yemek veya Yemek Tarifi Varsa Bizimle Paylaşın Yayınlansın.

2 Responses
November 8th, 2008 at 12:10
Türklerin orta asydan beri kültürlerinde olan şehir yaşamına geçmeden önce ana yemek “Aş” katagorisi içerisinde yer alan ve asıl adı “Kesme Aşı” olan bu yemeğe torunları “yeşil mercimekli erişte çorbası” demiyorlar mı,bitiyorum?.
November 8th, 2008 at 12:17
Orjinalinde olmadığı halde yukarıdaki resimdeki gibi birde sarmısaklı yoğurt katıldığında adı herhalde”Yoğurtlu,yeşil mercimekli erişte çorbası” olmalıydı!.Bu tarifin içine sarmısaklı yoğurdu karıştırarak yaptığınızda çorba olarak adı “Narin Hanım Çorbası” adını alır.
Yanıt:
Öncelikle yorumdan ziyade eleştirileriniz için teşekkür ediyoruz.Sizinde yazınızda bahsettiğiniz gibi şehir yaşamına geçildiğinden beri birçok yemeğin adı nasıl değiştirilip günümüze uyarlandıysa bu çorbanında değişime uğramış olmasına şaşırmamış olmanız gerekirdi diye düşünüyorum.Bu çorbanın tarifini hakiki bir arnavut olan anneannemden aldığım için ismi ile ilgili kesin bir şey yazamayacağım.Fakat orjinalinde olmadığı halde yoğurt konulmasından bahsetmişsiniz.Zaten bizim mutfağımızı daha ileriye taşıyamamış olmamız bu nedenle değilmidir.Yıllarca orjinali diye tutturup hiçbir ilerleme kaydedemeyişimizi bir yana bırakın, aynı çorbayı daha uzun yıllar aynı şekilde içsek hiç bir şekilde değişiklik yapmak ta aklımıza gelmez.Size Fransız, İsveç, İspanyol,Japon, Çin ve şu anda aklıma gelmeyen son yıllarda ilerleme kaydetmiş ülke mutfaklarını incelemenizi öneririm.Kısacası yeryüzünde füzyon mutfağının tartışıldığı ve yaşandığı bu günlerde biz hala Yeşil mercimekli erişte çorbasına yoğurt konulurmu konulmazmı tartışmasında kalırsak, zamanında Osmanlının Hz.muhammedin hicret ettiği devenin dişimiydi erkekmiydiyi tartışması durumuna düşmezmiyiz.Teşekkür ediyoruz, öneri ve eleştirilerinizi bekliyoruz.
Yorumuzu Bizden Esirgemeyin :)